DOLAR 31,2270 0.07%
EURO 33,9565 0.28%
ALTIN 2.054,010,67
BITCOIN %
Ankara
16°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

27 okunma

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ekonomi gündemini değerlendirdi: (2)

ABONE OL
11 Eylül 2023 22:20
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Türkiye için 51 milyar dolara yakın bir program açıkladığına dikkati çekerek, “Bu programın önemli bir bileşeni deprem yaralarının sarılmasına yönelik 8,5 milyar dolarlık bir tahvil ihracı gündemde. Ben inanıyorum ki bu sene sonundan önce 8,5 milyar dolarlık bu tahvil ihracının tamamı gerçekleşecek.” dedi.

Bakan Şimşek, NTV’de katıldığı programda, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye’nin hikayesinin güçlü olduğunu belirten Şimşek, “Siyasi belirsizlikler azaldı. İyi de bir kabine ve ekip kurduk. Türkiye, herkesin bir şekilde paydaş olmak istediği potansiyeli büyük bir ülke.” diye konuştu.

Şimşek, Türkiye’nin nüfusunun 90 milyona ve kişi başına düşen milli gelirin 15 bin dolara doğru gittiğini ifade ederek, “İlk defa bu yıl milli gelir cari kur üzerinden 1 trilyon doları aşacak, ilk defa belki bir program döneminde başarılı olursak ki inanıyorum ki başarılı olacağız. Dünya Bankası kriterlerine göre Türkiye yüksek gelirli ülkeler grubuna geçecek. Kişi başı milli gelirde orta yüksekteyiz. Türkiye’nin altyapısına çok yatırım yaptık. Şu anda dünyada lojistik endeksinde 38’inci sıradayız. Yani gelişmiş ülkelerle aynı gruptayız. Gelişmekte olan hemen hemen birçok ülkenin önündeyiz. Altyapı çok değerli, enerji arz güvenliğinde Türkiye’nin sorunu yok. Bütün kaynaklar itibarıyla Türkiye enerjide de güçlü ve avantajımız var.” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nden para girişi konusundaki takvimin sorulması üzerine Şimşek, “Türkiye’ye yatırım arayışında önce dost ülkeleri ziyaret ettik. Birleşik Arap Emirlikleri büyük bir teveccüh gösterdi ve 51 milyar dolara yakın bir program açıkladı. Bu programın önemli bir bileşeni deprem yaralarının sarılmasına yönelik 8,5 milyar dolarlık bir tahvil ihracı gündemde. Ben inanıyorum ki bu sene sonundan önce 8,5 milyar dolarlık bu tahvil ihracının tamamı gerçekleşecek. İç talebi dengelerken, sınırlarken yumuşatırken dış talebi güçlü şekilde belirlememiz mümkün değil ama ihracatı desteklememiz mümkün. Dış talep, nispeten zayıf ama hizmet ve mal ihracatını destekleyerek, cari açığı sınırlayabilir, ülkemize kaynak akışını hızlandırabiliriz. İhracatın finansmanı için de belki 3 milyar dolarlık tahvil ihracı yapacağız. BAE’nin programındaki 8,5 milyar dolar ile birlikte toplamda 11,5 milyar dolarlık tahvil ihracı muhtemelen bu sene içinde sonuçlanır.” cevabını verdi.

“Enerjide belki ikili bir anlaşma gündeme gelebilir”

Şimşek, BAE’nin 51 milyar dolarlık paketi içerisinde enerji sektörüne yaklaşık 22 milyar dolarlık yatırımın gündemde olduğunu, sanayi ve turizmin yanı sıra özel sektörde teknoloji yatırımları öngördüklerini aktardı.

Bunlardan bazılarının bu yıl içinde sonuçlanabileceğini belirten Şimşek, “Enerjide belki ikili bir anlaşma gündeme gelebilir.” ifadesini kullandı.

Şimşek, yenilenebilir enerji yatırımlarının gelecek 10 yıla yayılması yerine 3 yılda ciddi bir atılımla gerçekleştirilmesi halinde cari açığın ve dışa bağımlılığın azalacağını belirterek, enerji, sanayi ve turizm yatırımlarını çok önemsediklerini söyledi.

Kamu ayağına bakıldığında ise toplamda 11,5 milyar dolarlık bir imkan söz konusu olduğuna işaret eden Şimşek, “Ona ilişkin çalışmalarımızda epey ilerledik. Muhtemelen 1-2 ay içerisinde sonuçlandıracağız. Diğer ülkelerle benzer şekilde görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında muhtemelen Merkez Bankamız reeskont kredilerinin günlük miktarını daha da artıracak. Biz ihracatın finansmanını çok önemsiyoruz. Özellikle hizmet ihracatını teşviki noktasında da çok önemli adımlar atacağız. Yeter ki hizmet ihracatını artıralım, bu konuda ne tür destekler gerekiyorsa çalışıp devreye sokalım.” diye konuştu.

Şimşek, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, toplamda 35 milyar dolarlık Dünya Bankası paketinin gelecek 3 yıl için Türkiye’ye sunulacağını vurguladı.

Bunun 9 milyar dolarlık kısmının özel sektörde, 11 milyar dolarının da devletin uygulayacağı yapısal dönüşüm programlarında kullanılacağı bilgisini veren Şimşek, “Yatırımcıların bizim programımıza inanması gerekli. Kredibiliteyi, tutarlı uygulamayla kazanırsınız. En büyük avantajımız Cumhurbaşkanımızın programı sahiplenmesi. Bu bizim için inanılmaz bir avantaj. Ekibin tamamı aynı ruhla hareket ediyor. Başarı için bu çok değerli. Sapmalar olabilir ama önemli olan trenddir.” şeklinde konuştu.

“Bugün itibarıyla KKM devam edecek”

Bakan Şimşek, Kur Korumalı Mevduat (KKM) konusunda çok fazla konuşmayı tercih etmediğinin altını çizerek, önceliklerinin OVP’yi uygulamak ve piyasa koşullarının elverdiği ölçüde rezerv biriktirmek olduğunu söyledi.

KKM’den bir çıkış stratejileri olduğunu ancak spekülatif konulara girmek istemediğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:

“TCMB bir adım attı, burada da kademeli gideceğiz. KKM şu anda bir realitedir. Bu realiteden zamanla bir çıkış stratejisi ortaya koyacağız. Mevduat sahipleri müsterih olsun. Kendileri açısından herhangi bir önemli değişikliğe gitmeyeceğiz. Vatandaşın portföy tercihlerine her zamana saygılıyız. Lira mevduatını cazip hale getirdiğimizde, ülkede makro finansal istikrarı kalıcı şekilde tesis ettikçe, rezervlerimizi güçlendirdikçe farklı bir strateji izleyebiliriz. Bugün itibarıyla KKM devam edecek. Dönemsel olarak birtakım konularda yönlendirme noktasında bankalar için makro ihtiyati bir çerçeve ortaya koyabiliriz.”

“Merkez Bankamızın da hükümetimizin de bir kur hedefi yok”

Şimşek, kendisinin kurallı şeffaflıktan yana olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Geçiş dönemindeyiz. Bu dönemde TCMB Başkanımızla istişaremizde edindiğim izlenim şu, KKM’den her gün dönüşler var. Bunun bir kısmı dövize dönmek isteyenler… Biz onlara dövizi arz etmek durumundayız. Bu anlamda talepleri karşılıyoruz. Bunu bir müdahale olarak algılayacaksanız TCMB KKM’den dönüşte döviz talebini karşılıyor. Ama ‘belli bir seviyeyi hedefleyerek onu korumak için rezerv harcayayım’ diye bir şey yok. Yani Merkez Bankamızın da hükümetimizin de bir kur hedefi yok. Dolayısıyla bir seviyeyi korumak üzerinde müdahale noktasında bir irade yok. Kur korumalı üzerinden gelen talebi karşılamak makuldür, kurala dayalıdır.”

Fiyat istikrarıyla görevlendirilen kurumun Merkez Bankası olduğuna dikkati çeken Şimşek, kamu tarafından belirlenen fiyatlarda hedef enflasyonu dikkate almaları gerekeceğini söyledi.

Şimşek, maliye politikası ayağında yapılacak çok şey olduğunu belirterek, “Biz ortaya gerçekçi bir program koymak için rakamları olduğu gibi yansıttık. İleriki dönemde reform ve kayıt dışılıkla mücadele ile biz Merkez Bankasını eşgüdümle destekleyeceğiz.” dedi.

“Hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeyeceğiz”

Bakan Şimşek, gelecek dönemde çalışanların alım gücünü artırmanın tek yolunun enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek olduğunu ifade etti.

Kalıcı refah, yüksek büyüme, yüksek istihdam, ilave dış kaynak için olmazsa olmazın fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:

“Büyümeyi 1 puan daha yükseltmeyi verimlilik artışı ve fiyat istikrarıyla yaparız. Çalışanların alım gücünü enflasyonu düşürerek koruruz. Enflasyonla mücadele tüm iş dünyasının, sendikaların ve vatandaşların sabır ve kararlılıkla destek vermesi gereken bir programdır. Gerçekçi hedefler ortaya koyduk. Hiçbir kesimi enflasyona ezdirmeyeceğiz, bu bizim taahhüdümüz. En düşük maaş alan emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik, Cumhurbaşkanımızın bize talimatı oldu, bu çalışmaları yapıyoruz. O konuda da çok netiz. Burada önemli olan, toplumun bütün kesimlerini enflasyona karşı korumamız.”

“İhracatın finansmanı rekabet gücü anlamında ne gerekiyorsa yapacağız”

Şimşek, en büyük önceliklerinin yatırım, ihracat ve reel ekonomi olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kaynakları tüketimden ihracata ve yatırıma yönlendireceğiz. Bu ekonomide yeniden dengelenmenin özü. İç talep makulleşecek. İhracatın finansmanı rekabet gücü anlamında ne gerekiyorsa yapacağız. Rekabet gücünü kazanmak için finansmana erişimin uygun koşullarda olması lazım. Enflasyonu kalıcı şekilde tek haneye düşürebilirsek firmalarımız makul maliyetlerle dünyadan 5-10 yıl vadeli kaynaklara erişecek. O zaman dünyada Türkiye ile rekabet edecek fazla ülke olamayacak. Bunun için sabırla kararlılıkla programı uygulamamız gerekiyor. Yol kazası istemiyoruz. Gelecek yıl bu vakitlerde kredi notunun arttığı ve fon akışının güçlendiği bir ortamda farklı şeyleri konuşacağız.”

(Bitti)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
deneme bonusudedektifmatadorbetdeneme bonusu veren sitelerfixbetfixbet girişbonus veren bahis siteleri
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş